SANAYİCİ VE HALKA DOST KAYMAKAM: ÇATALCA KAYMAKAMI NEVZAT TAŞTAN
SANAYİCİ VE HALKA DOST KAYMAKAM: ÇATALCA KAYMAKAMI NEVZAT TAŞTAN
İstanbul’un en güzel ilçelerinden olan Çatalça’nın kaymakamı Nevzat Taştan, görevine başlayalı henüz bir sene olmasına rağmen önemli projelere imza attı. Engelliler projesi, piknik alanlarının ıslahı, milli eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalar bu proje ve hizmetlerden ilk akla gelenler…
Afyon Bayat, Iğdır Tuzluca, Siirt Kurtalan, Ankara Beypazarı, Isparta Yalvaç’tan sonra İstanbul’da Çatalca Kaymakamı olarak görev yapan Nevzat Taştan, Kurtalan’da iken yılın kaymakamı seçilmiş bir bürokrat. Belli bir alana odaklanıp, sadece o alanlarda hizmet üretmek yerine, görev yerlerindeki tüm ihtiyaçlara yönelik hizmet ve çözüm üreten Taştan, Çatalca’da sadece bir sene önce göreve başlamasına rağmen birçok önemli proje ve işe imza attı.
Sanayicilerin sorunlarıyla da yakından ilgilenen Çatalca Kaymakamı Nevzat Taştan ile gerçekleştirdiğimiz söyleşiyle hem sayın Taştan’ı daha yakından tanıdık, hem de Çatalca’ya dair projeler hakkında bilgi aldık.
Kaymakam olmak, o istek başlangıç nereden geldi aklınıza?
Alt kesimden yetiştiğimiz için kaymakam olmak ulaşılmaz uzak bir meslek gibi geldiği için başlarda “kaymakam olacağım” diye bir düşüncem olmadı. Hukuk fakültesini bitirince iki ana dal var seçeceğiniz. Adli hakimlik ve savcılık ya da kaymakamlık. Sınavlara girince, iki sınavı da kazandım ben. Hakimliği de kazandım fakat kaymakamlık daha aktif ve benim bünyeme daha uygun olduğu için kaymakamlığı seçtim. Pek planlı değil, aslında kısmet oldu diyebiliriz.
Nasıl bir kaymakamdır Nevzat Taştan?
Mesleki prensibim şöyle, bazı meslektaşlarıma baktığımız zaman belli alanlarda odaklanıp, uzmanlaşıyor, bu alanlara daha fazla ağırlık veriyor. Benim hizmet şeklim ise hangi alanda bir aksaklık varsa o konuda elimizden geleni yapmak. Aslında elimizden gelen çok şey var. Konuştuğumuzda çok eleştiririz ama sistemde de çok şeyler, değişik handikaplarımız var. Sistemin çok sağlıklı işlemediğini hepimiz biliyoruz. Buna rağmen her alanda yapacak çok şey var. Örneğin milli eğitimle, sağlıkla alakalı birçok şey yapılmalı. İlçenin ekonomik kalınmasına çok önem vermişimdir şimdiye kadar. Biraz iddialı bir laf olacak gibi gözüküyor ama hemen hemen her ilçenin çevresini de değiştirecek ekonomik ve değişik yatırımlar yapmak nasip oldu meslek hayatımda. Her alanda yapacak çok şey var. Önemli olan insanın üzerine düşen görevi, yeteneği ve gücünü kullanmaya çalışarak iyi niyetle yapmasıdır. Ben de öyle yapıyorum. Böyle bir yönetim ve çalışma felsefesine sahibim. Onun için hiçbir alanı genelde ihmal etmedim. Bir taraftan sosyal yardımlar, anneler, akıl hastaları, madde bağımlıları, engelliler bir taraftan köylümüzün kalkınması ile ilgili şeyler. Asli görevimiz olan milli eğitimin denetlenmesi olan okullara gitmek; ben mesela okullara tek tek gider, derslere girer öğretmenlerle de birlikte ders işlerim motivasyon olsun diye. Sağlıkla ilgili de asli görevlerimiz var. Onları da denetlerim .
Çatalca’da ki 1 yılı değerlendirdiğinizde Çatalca ne idi ne oldu sizin döneminiz içersinde?
Aslında burada çok yol aldık. Herkesin bir yoğurt yeme şekli vardır ya. Gelince kendime genç ve dinamik bir ekip kurdum. İlçenin kalkınması ile alakalı kaynak bulmanız lazım. Proje ekibi ile kısa zamanda 3-4 tane projeyi hayata geçirdik değişik yerlerde. Bir tanesi Kalkınma Ajansı’ndan engelliler projesiydi. Türkiye’de belki de ilk defa böyle bir proje hayata geçirildi; çünkü şimdiye kadar böyle bir projeyi hiç duymadım. Sosyal hizmetler il müdürlüğü yapıyor ama kaymakamlık ve valilik bünyesinde; kaymakamlığın direkt sorumlu olduğu bir şey bildiğim kadarıyla yok. Kalkınma Ajansı’ndan da destek aldık. Araç alım ihalemizi bugünlerde yapıyoruz. Sağlık Grup Başkanlığı’nın 2. katını tamamen engellilere tahsis ettik. Onları araçla haftanın 5 günü sabah evlerinden alacağız, akşam 5’e kadar bakacağız. Öğle yemeklerini de vereceğiz ve akşamları da yine evlerine bırakacağız.
Bu arada İstanbul’da ilk defa 2 değişik köyümüzde toplu basınçlı sulama projesini Tarım Bakanlığı’ndan geçirdik ve sözleşmesini imzaladık. Birkaç ay içersinde iki köyümüzde basınçlı sulama projesini kuracağız. Böylelikle sulama imkanı 2 – 3 kat artmış olacak. Şu an 3-4 tane daha projemiz var. Şu an tam olarak onaylanarak hayata geçmediği için bahsetmeyeyim. Bir senede çok da azımsanmayacak işler yaptık diyebilirim.
İnceğiz Mağaraları’nın oluğu bir yer var. Rahmetli Kemal Sunal’ın filmlerinin çekimlerinin de yapıldığı bir yer. 3000 yıllık geçmişi olan muhteşem mağaralar, onun arkasında da belki 10 bin kişinin piknik yapabileceği muhteşem bir doğa var. Kaymakamlık Köylere Hizmet Götürme Birliği ve köy muhtarlığı ile ortak ciddi yatırımlar yaptık. Bu alan şu anda da ciddi anlamda İstanbulları çekmeye başladı. Sayın Valimizde ziyaret etti burayı ve çok beğendi. Büyükşehir Belediyesi’nin ve diğer kamu kurumlarının desteği ile yapımına başlanan piknik alanı İstanbul’da ciddi bir boşluğu dolduracak.
Çatalca tabiat güzelliği açısından çok zengin. Amacımız her sene bunun gibi piknik yerleri yapmak. Burada olduğum süre içersinde insanlara temiz, ucuz ve sağlıklı piknik ortamı yaratarak ilçenin turizmine katkıda bulunmak.
Hafta sonları ilçenize, nüfusunun nereyse 10 katı kadar turist geliyor. Tarihsel, kültürel ve turistik acıdan değerlendirdiğinizde nasıl bakıyorsunuz? Çatalca, hafta sonu oluşan yoğunluğu kaldırabilecek durumda mı?
İstanbul’un coğrafi açıdan en büyük ilçesi de olduğumuz için gelen kalabalığın daha 10 mislini kaldıracak kapasitemiz var. Bize düşen o kapasiteyi canlandırmak.
Çatalca iki kesime hitap ediyor. Ekonomik açıdan durumu oldukça iyi olan kesim, çok iyi şekilde bir yerlere gidip piknik yapıyor. Bir de alt tabakanın gittiği piknik yerleri var. Oraları da köy muhtarları işletiyor. Muhtarlıkların imkanları çok iyi olmadığından insanlar temel ihtiyaçların bile karşılanmadığı, çok da sağlık olmayan ortamlarda piknik yapıyor. Biz oraları mümkün olduğu kadar güzelleştirip, insanların temiz ve sağlıklı şartlarda piknik yapmalarını sağlamaya çalışıyoruz.
İSKİ’nin Çatalca’da içme suyu havzasının olması sebebiyle sanayileşmeye ve daha değişik yatırımlara izin verilmiyor. Bu nedenle halkın 2 tane geçim kaynağı şansı var: Birincisi turizmin geliştirilmesi, diğeri de tarımsal faaliyet. Ancak tarımsal faaliyet de kısıtlı. İçme suyunu kirletmeyecek şekilde tarıma izin veriliyor. Umuyorum ki, turizmle ile ilgili yapmak istediklerimizin çoğunu gerçekleştirebiliriz.
Bölgenizde İSİFED’in üyelerinden biri olan Çatalca Sanayici ve İş Adamları Derneği var. Kaymakamlık olarak bölgenizdeki sanayicilere nasıl bakıyorsunuz? Onlarla ortak çalışmalarınız nelerdir?
Az önce de belirttiğim gibi İSKİ havzasından kaynaklı değişik kriterler var bölgemizde. Sanayicilerimizin bazı sıkıntılarını İSKİ Genel Müdürüne kadar bizzat ben kendim götürdüm. Sanayici arkadaşlarımızdan birkaçıyla beraber yaptığımız görüşme oldukça iyi niyet çerçevesinde ve sıcak geçti. Sanayicilerimizin sorunlarını çözmek için ben de birebir gidip takip etmeye çalışıyorum. Ancak, su üretim alanlarına çok uzak yerlerde dahi sanayi tesislerine pek izin verilmiyor.
“Sağlık Grup Başkanlığı’nın 2. katını tamamen engellilere tahsis ettik. Onları araçla haftanın 5 günü sabah evlerinden alacağız, akşam 5’e kadar bakacağız. Öğle yemeklerini de vereceğiz ve akşamları da yine evlerine bırakacağız.”
“İstanbul’da ilk defa 2 değişik köyümüzde toplu basınçlı sulama projesini Tarım Bakanlığı’ndan geçirdik. Böylelikle sulama imkanı 2 – 3 kat artmış olacak.”
“İSKİ’nin Çatalca’da içme suyu havzasının olması sebebiyle sanayileşmeye ve daha değişik yatırımlara izin verilmiyor. Bu nedenle halkın 2 tane geçim kaynağı şansı var: Birincisi turizmin geliştirilmesi, diğeri de tarımsal faaliyet.”
“Sanayicilerimizin sorunlarını çözmek için ben de birebir gidip takip etmeye çalışıyorum.”








