DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ İSTANBUL’DA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIYLA BİR ARAYA GELDİ
DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ EGEMEN BAĞIŞ İSTANBUL’DA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIYLA BİR ARAYA GELDİ
Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği tarafından düzenlenen “Sivil Toplumla Diyalog Toplantıları”nın 3.sü 13 Şubat’ta İstanbul Grand Cehavir Hotel’in Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıda STK temsilcilerine hitaben bir konuşma gerçekleştiren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış; Avrupa Birliği hedefine ulaşılmasında STK’lara da önemli görevler düştüğünü kaydetti
Toplantıda Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın yanı sıra İstanbul Valisi Muammer Güler, AB Genel Sekreteri Volkan Bozkır, AB Genel Sekreter Yardımcıları, Sivil Toplum İletişim ve Kültür Başkan Vekili Faruk Kaymakçı ile çok sayıda STK temsilcisi de hazır bulundu.
Toplantının ilk konuşmacısı olan Avrupa Delegasyonu Türkiye Başkanı Büyükelçi Marc Pierini, sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerine katılımının demokrasinin gereği olduğunu ifade etti. Pierini, AB’ye katılımın ulusal bir süreç olduğunun da altını çizdi ve hükümetler süreçte etkili olsa bile tüm toplumun desteği ve çabasının da çok önemli olduğunu belirtti.
İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos ise, "Sivil toplum kuruluşlarının desteği bu sürecin olmazsa olmazıdır" dedi. Clos, AB'nin Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğun nasıl geliştirilebileceği yönünde çalışmalar yaptığını da belirtti.
Toplantıda Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’tan önce söz alan İstanbul Valisi Muammer Güler ise yaptığı kısa konuşmada AB Toplantılarının İstanbul’da yapılmasından ve İstanbul’da AB Genel Sekreterliği bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bakan Bağış: Sivil toplumu önemsiyoruz
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise 25 dakika süren konuşmasında üyelik sürecinde sivil toplumu önemsediklerini, onları müzakere heyetinin en doğal üyeleri ve AB elçileri olarak gördüklerini belirtti.
Tarihte üç büyük imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul'un şimdi Avrupa'nın Kültür Başkenti olduğunu hatırlatan Bağış, İstanbul'da farklı dinlerin, mezheplerin yüzyıllar boyu bir arada huzur içinde yaşadığını anlattı. ''Bugün Avrupa'da minareleri sorgulayan zihniyetlerin İstanbul'daki hoşgörüyü, kardeşliği ve dayanışmayı daha iyi anlamaları lazım'' diyen Bağış, İstanbul’suz bir Avrupa düşünülemeyeceğini de belirtti.
Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının, AB üyesi ülkelerdeki muadilleriyle doğru diyalog kurmalarının önemine de değinen Bağış; “Biz istediğimiz kadar uğraşalım, istediğimiz kadar siyasileri ikna etmek için çabalayalım, sivil toplum kuruluşları Avrupa'daki muadilleriyle o diyalog ortamını kurmazlarsa, yani Avrupa'daki kamuoyunu kazanamazsak siyasileri de kazanma şansımız yoktur. Aynı bizim ülkemizde olduğu gibi Avrupa'da ve demokratik tüm ülkelerde siyasiler kendi toplumlarına bakarlar” dedi.
Bu sürecin hep birlikte götürülmesinin önemini vurgulayan Devlet Bakanı Egemen Bağış; “Bu süreçten ya hepimiz karlı çıkacağız ya da hiçbirimiz" diye konuştu. Egemen Bağış, Türkiye'nin AB sürecinde öteleme, erteleme ve oyalamalara artık tahammülü kalmadığını dile getirerek, AB sürecinde son 7 yılda ortaya konulan reformların en önemli itici gücü olduğunu kaydetti.
Yeni bir Anayasa ihtiyacı var
Türkiye'deki bütün çarkların aynı uyumla ve aynı hızla işlemesi için yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu ifade eden Bağış, herkesi koruyan ve kollayan bir anayasaya kavuşmasının vaktinin çoktan geldiğini söyledi.
Bağış, bütün kesimlerin uzlaşacağı bir anayasayı hep birlikte oluşturmanın yolunun hep birlikte talep etmekten geçtiğine işaret etti. Türkiye'nin sorunları olmasına rağmen imkanları da bulunduğunu dile getiren Bağış, Türkiye'nin gerçekten bütün Avrasya coğrafyasında örnek alınacak bir hukuk sistemi ve anayasaya kavuşmasının ancak sivil toplum kuruluşlarıyla el ele verilerek gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
AB’yi istemeyenler toplumu yanlış bilgilendiriyor
Bakan Bağış, bugüne kadar müzakerelere başlayıp da bitirememiş ülke olmadığının altını çizerken, Türkiye’nin AB üyeliğini istemeyenlerin toplumu yanlış bilgilendirdiklerini de söyledi. Türkiye’yi AB sürecinde hem iç, hem de dış güçlerin yıldırmaya çalıştığını belirten Bağış; “Ama biz yılmayacağız. Bu odaklar bizim kararlılık ve azmimizi engelleyemeyecek” diye konuştu.
AKPM Başkanı Çavuşoğlu: İnanmalıyız
Toplantıda konuşan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu da "Elbette önümüzde zorluklar var. Elbette bazı ülkeler Türkiye'nin AB üyeliği konusunda farklı yorumlar getiriyor veya farklı görüşler söylüyor. Ama bu Türkiye'nin bu yoldan vazgeçmesi anlamına gelmez. Türkiye kararlı bir şekilde AB ile tam üyelik sürecinde üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. Bu kararlılığı hükümetimizde de, milletimizde de, sivil toplum örgütlerimizde de görüyoruz. Her şeyden evvel bu yola inanmamız gerekiyor. Bu inançla yola devam etmeliyiz" diye konuştu.
AB Gen. Sek. Bozkır: STK’ların desteği önemli
Avrupa Birliği Genel Sekreteri ve Büyükelçi Vokan Bozkır ise konuşmasında AB stratejisinin Türkiye’nin bu konudaki kararlığının bir sonucu olduğunu belirtti. Sürecin başarıyla yürütülmesi için kamuoyu ve STK’ların katkılarının çok önemli olduğunu da vurgulayan Bozkır; AB konusunda kamuoyu desteğinin yüzde 60’ın altına düşmemesinin de sevindirici olduğunu belirtti.
2014 yılında AB’nin yeni bütçesinin oluşturulacağı bilgisini de veren Bozkır, bu nedenle 2013 yılının bütçede yer alabilmek bakımından Türkiye için önemli olduğunu da vurguladı.
“o Z<ZXC `zkır, Türkiye’nin AB’ye üye olması kadar bu süreçte attığı adımların da kendi başına oldukça önemli olduğuna da dikkat çekti.
Toplantıya 600 kadar STK temsilcisi katıldı
Toplantıda 52 değişik sivil toplum kuruluşunun tem” “ C silcisi de, kısa süreli söz alarak konu hakkındaki görüşlerini hem tüm dinleyicilere, hem de Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a aktarma şansını buldular.
Bakan Bağış, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, 600'e yakın sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığını toplantıda, talep eden tüm sivil toplum kuruşu temsilcilerine söz verildiğini belirtti. Bakan Bağış, toplantıda söz alan kimseyi eleştirmediklerini, kimseyle ilgili yorum yapmadıklarını, AB'ye girme sürecinde herkesin farklı fikir ve görüşü olabileceğinin bilincinde olduklarını da söyledi.








