BEYSİAD'IN 2. BİLGİ PAYLAŞIM TOPLANTISININ KONUSU ÇEVRE MEVZUATI OLDU
BEYSİAD'IN 2. BİLGİ PAYLAŞIM TOPLANTISININ KONUSU ÇEVRE MEVZUATI OLDU
BEYSİAD Başkanı Metin Yılmaz, çevre mevzuatının yakın zamanda tam anlamıyla uygulanacağı ve hazırlıkların şimdiden yapılmasının çok önemli olduğunu belirtirken, Ema Grup Firması Yetkilisi Sevim Baykal ise BEYSİAD'lı iş adamı ve sanayicilere çevre mevzuatları konusunda kapsam bilgiler aktardı.
İkinci bilgi paylaşım toplantısının açılış konuşmasını yapan BEYSİAD Başkanı Metin Yılmaz, katılımcılara “hoşgeldiniz” dedikten sonra mevzuatlar, kanun ve hükümlerle iş adamlarının yükümlülükleri kapsamına giren bir konuya değinileceğini belirtti.
Metin Yılmaz: Yüzde 1 üretiyor, yüzde 99 taklit ediyor
Türkiye'de ekonomik tabloya bakıldığı zaman Türkiye'nin cirosunun ya da katmadeğerinin %70’ini sadece %1’lik dilimin gerçekleştirdiğinin görüldüğünü belirten Yılmaz, geri kalan yüzde 99'lık bölümü oluşturan KOBİ ve aile şirketlerinin bu tabloyu doğru okuyup, “biz nerede hata yapıyoruz?” diye düşünmeleri gerektiğini kaydetti. Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Herkesin elbette ilk aklına gelen ölçek ekonomisidir. Gelişmiş ülkeler en az gelişen ülkelere bile cep telefonu satabiliyor. Ürününe ihtiyaç olmasa bile bu ihtiyacı oluşturuyor. Olmayanı yapıyor, yeni şeyler yapıyor. Bunu da konularına odaklanarak başarıyorlar. Kalan yüzde 99’luk bölüm ise bu yenilikleri taklit ederek katma değeri düşük işler yapıyor. “
Odaklanmanın önemi
Odaklanmanın önemine değinen BEYSİAD Başkanı Metin Yılmaz, şirketlerin yönetimini araba kullanmaya benzeterek şu örneği verdi: “Arabayı gece kullandığınızda arabanızın farının gücü kadar önünüzü görebilirsiniz. Şirketler ise bilgi seviyeleri 'know how' seviyeleri kadar ileriyi görebilir ve doğru stratejiler geliştirebilir. Bizim şirketlerimizin %99’unda bu konularda eksiklik var. Çoğu KOBİ'ler gece freni patlamış bir arabanın içinde zorlukla direksiyonu tutmaya çalışıyor. Bu durumda dünyadaki değişimleri takip etmek çok zor. Odaklanma problemi yaşadığımız kesin. Bu problemi çözersek kendimize ait teknolojimizi geliştirerek bir şeyler yapabiliriz.”
Kümelenme
Kümelenme konusuna da değinen BEYSİAD Başkanı Metin Yılmaz, küelenmenin gelişmişlik için çok önemli olduğunu belirtti. Bu olguyu da cep telefonu örneğiyle somutlaştırarak anlatan BYSİAD Başkanı; “Şimdi bir cep telefonu üreteceksiniz. Cep telefonunu tek başına bir firmanın üretmesi mümkün değil. Onun dış kabını aliminyumdan bükecek yada magnezyumdan döküm yapacak, içindeki entegreyi üretecek birçok yan şirketler lazım. Etrafınızdaki şirketler ile beraber belli bir teknolojiye sahipseniz siz de onlarla beraber üretim yapabilirsiniz. Aslına kümelenmenin temelinde bu var” diye konuştu.
Kümelenmeyi bir sivil toplum kuruluşu olarak BEYSİAD'ın da daha güçlü bir şekilde yapması gerektiğini belirten Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Biz aynı bölgedeki şirketler olarak en azından ortak problemlerimizi bir araya gelerek çözelim. Bu bilgi paylaşım toplantılarının temelilinde de aslında bu var. Yani aslında ortak problemizi ele alıyor ve çözüm yollarını öğreniyoruz.”
Konuşmasının son bölümünde çevre mevzuatının oldukça önemli olduğunu kaydeden Metin Yılmaz, “bunlar bugüne kadar tam anlamıyla uygulanmasa da kanun, yönetmelik ve mevzuatlarda bulunmakta ve yakında uygulanacaktır” dedi.
Sevim Baykal: İlk hazırlanan ÇED Raporunda süreyi ayarlamak çok önemlidir.
BEYSİAD Başkanı Metin Yılmaz'ın arından söz alan Ema Grup Danışmanlık ve Mühendislik Firması Yetkilisi Sevim Baykal, sanayicilerin yer seçimlerinden itibaren fizibilite çalışması yapması gerektiğini belirtti. Yer seçimini doğru yapmanın ileride alınabilecek tüm izinler ve faaliyeti aynı yerde uzun süre devam ettirebilmek için çok önemli olduğunu belirten Baykal sözlerine şöyle devam etti: “Bir faaliyete başlamak için öncelikle Çevre ve Orman Bakanlığı'na sunmak üzere bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu ya da Proje Tanıtım Dosyası hazırlamanız gerekiyor. Elbette bu raporu alabilmeniz için yer seçimini doğru yapmanız, ilgili yerel idarenin mevzuatlarına hakim olmanız, o bölgede yapılmış çevre düzeni planlarını incelemeniz gerekmekte. Bir tesisin kurulabilmesi için alınabilecek izinlere örnek olarak yine yapı ruhsatları, müessese ruhsatları ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığın’dan işletme izni gibi bir takım izinlere ihtiyacınız var. İlk aşamada Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliğine göre sizi ilgilendiren Çevresel Etki Değerlendirme izni olmadan, herhangi bir yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, teşvik ve onay verilemez; dolayısıyla da yatırıma başlanamaz. Burada önemli olan ilk hazırladığınız raporda önünüzdeki süreyi çok iyi planlamaktır. 10-15 yıllık bir plan dahilinde bir rapor hazırladığınız takdirde ÇED Raporlarıyla belkide bir daha hiç karşılaşmayabilirsiniz. Önemli olan ilk etapta bunu doğru hazırlayabilmek.
Çevre kanunu ve ilgili mevzuatlar hakkında da bilgi veren Sevim Baykal, tesis ve işletmelerin atıklarını yönetmelikte belirlenen standart yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle yükümlü olduğu hatırlattı. Sevim Baykal bu konuda ise şunları söyledi: “Örneğin Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinden bahsedersek, sizlerin 1. yükümlülüğü katı atıkları kaynağında azaltabilmektir. Yani üretim sonucunda oluşan atıkları ne kadar azaltabilirseniz bu atıklardan dolayı başınızın derde girme olasılığı da o oranda azalır. Yine yükümlülüklerinizden biri de ambalaj atıklarıdır. Hammadde olarak aldığınız ürünlerden kaynaklanan ambalaj atıkları, plastik metal, cam, kağıt atıklar olabilir bunlar. Şimdi ambalaj malzemelerinde de bu atıkları öncelikle yine kaynağında azaltmak önlemlidir. Sonrasında ise bunları dönüşüme tekrar kazandırmakla yükümlüsünüz.”
Tehlikeli atıklar
Tehlikeli atıkların hem doğa, hem de ceza açısından çok daha önemli olduğunu da belirten Baykal, “İdari cezalara baktığımızda sizin tehlikeli atıklar ile alakalı yükümlülüğünüz için katagori analizi yaptırmak, bu analizler sonucunda ortaya çıkan kategoriye göre bunları lisanslı geri kazanım tesislerine göndermek ve bu işlemleri taşıma formlarıyla yapmak yükümlülüğündesiniz. Aksi takdirde 380 bin TL'den ’den 4 Milyon TL'ye kadar ulaşan cezalar ile karşılaşmanız olasıdır” dedi.
Sevim Baykal tehlikeli atıkların ayda 1 tonu aştığı takdirde geçici depo alanı hazırlamak ve bu depo alanında yine kontrol yönetmeliğini uygulamak gerektiğini, 50 kg altındaki atıkların ise herhangi bir araç ile ilgili yerlere yada bertaraf yerlerine gönderilebileceğini de belirtti.
Çevre kanunuyla ilgili Türk Ceza Kanunu'ndaki maddeleri de aktaran Sevim Baykal bu konuda ise şu bilgileri verdi: “Kasten çevreye, toprağa, havaya, suya ve insan sağlığına zarar veren kişiler hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası vardır. Yine çevreye kasten zarar veren maddeleri yurt içine izinsiz sokanlar da hapis cezasıyla karşılaşabilir.”
Ema Grup Danışmanlık ve Mühendislik Firması Yetkilisi Sevim Baykal, önlemlerin başından alınması ve düzenli organizasyon ile bu konularda hiçbir sorun yaşanmayacağını belirtti.








